Amaç odaklı çalışmak ile iş yerinde verimli olmak arasındaki bağlantı açıktır. Peki yöneticiler bu süreci nasıl destekleyebilir? Çalışanların bireysel amaçlarını tanıyarak, küçük adımlarla kurum kültürünü güçlendirebilirler.
Son yıllarda insanların işe bakış açısında önemli bir değişim yaşandı. Geçmişte iş, kimliğimizin bir parçası olarak görülürken, artık işin hayatımızın tamamına uyum sağlaması gerekiyor.
Peki, işten gerçekten ne bekliyoruz? Günümüzde çalışanlar, gelişim fırsatları, fiziksel ve zihinsel sağlıklarını destekleyen bir ortam, anlam ve amaç duygusuna bağlanma ve kendi başarı tanımlarını belirleme özgürlüğü istiyor.
Çalışanların İşte Başarılı Olmasını Sağlayan Faktörler
Yaptığımız araştırmalara göre, çalışanların %93'ü esnek çalışmanın önemli olduğunu düşünüyor. %45’i ise çalışma saatlerini kendileri belirlemek istiyor. Farklı sektörlerde çalışan bireyler, ne zaman, nerede ve nasıl çalışacakları konusunda daha fazla özgürlük talep ediyor. Pilot programlar da gösteriyor ki, çalışanlara daha fazla esneklik sağlandığında hem mutlulukları hem de verimlilikleri artıyor.
Bu değişime ayak uydurmak hem bireyler hem de işletmeler için mantıklı. Yetenek açığı son yılların en yüksek seviyesinde ve işverenlerin %76’sı açık pozisyonları doldurmakta zorlanıyor. Bu nedenle, çalışan verimliliğini kaybetmemek için ihtiyaçlarını karşılamak hiç olmadığı kadar kritik.
İşverenler Ne Yapmalı?
Çalışanların gelişebileceği doğru ortamı yaratmak empati ve güven gerektirir. Geleneksel olarak, şirket kültürünü şekillendirme görevi İnsan Kaynakları ekiplerine verilmiştir. Ancak, gerçekte yöneticiler, iş yeri kültürünün ön saflarında yer alıyor. Araştırmalar, çalışanların yarısından fazlasının, yöneticileri veya şirketleri tarafından değer görmediklerini düşündüklerini ya da aidiyet hissetmediklerini gösteriyor.
Yöneticiler, çalışanlarla günlük etkileşimlerde onların iş ve özel hayat dengesini yönetmelerine, özel hayatlarındaki sorumluluklarını yerine getirmelerine ve işlerinden tatmin olmalarına yardımcı olmalıdır.
İşte yöneticilerin ve çalışanların birlikte büyümesini sağlayacak dört temel strateji:
- İş Merkezli Kültürden İnsan Merkezli Kültüre Geçiş
İş yerlerinin, çalışanların kendilerini güvende hissettikleri, yargılanmadan dürüstçe konuşabildikleri alanlar olması gerekir. Yöneticilere empatik liderlik becerileri kazandırmak, çalışan deneyimini önemli ölçüde iyileştirecektir.
Gerçek bağlantılar kurulabilen, bireylerin kendilerini rahatça ifade edebildikleri bir çalışma ortamı oluşturmak her zamankinden daha önemli. Çalışanların görüşlerini dinlemek ve onlara değer verdiğinizi göstermek, güven ortamını güçlendirir ve ekip içindeki bağları kuvvetlendirir.
Küçük Bir Aksiyon Önerisi: Bir sonraki toplantınıza iş yerine kişisel bir soru sorarak başlayın. Basit ama doğrudan sorular sormak, saygıyı artırır ve daha derin bağlantılar kurmanıza yardımcı olur.
- Yönetimi Yeniden Tanımlayın
Yöneticilik doğuştan gelen bir yetenek değil, öğrenilebilen bir beceridir. Yöneticilerin gelişimini desteklemek, onların çalışanların zihinsel sağlığını ve bireysel çalışma ihtiyaçlarını daha iyi anlamalarına yardımcı olur.
Pandemiden en çok etkilenen kesim, perakende, üretim ve sağlık sektöründe çalışanlar oldu. Bu sektörlerde tükenmişlik sendromu yaygın hale geldi. Yöneticilerin, çalışanlarını sağlıklı alışkanlıklar geliştirmeleri için teşvik etmeleri gerekir.
Küçük Bir Aksiyon Önerisi: Çalışanlarınızı kısa molalar vermeye, öğle yemeğini gerçekten değerlendirmeye veya stresli anlarda telefona sarılmak yerine nefes egzersizleri yapmaya teşvik edin.
- Performansı Çalışma Süresine Göre Değil, Sonuçlara Göre Ölçün
Wharton Üniversitesi’nde Yönetim ve Psikoloji Profesörü Adam Grant, performans değerlendirmelerinin saat bazlı değil, tamamlanan görevlere dayalı olması gerektiğini vurguluyor.
Çalışanlara esneklik tanımak, işlerine daha fazla odaklanmalarını ve verimliliklerini artırmalarını sağlar. “Mevcut olmak” başarının göstergesi değildir.
Küçük Bir Aksiyon Önerisi: Çalışanlarınıza odaklanmaları gereken zaman dilimlerini takvimlerinde belirlemeleri konusunda destek olun. Toplantıları 5-10 dakika erken bitirerek çalışanlara kısa molalar tanıyın ve sanal tükenmişliği azaltın.
- Anlam ve Amaç Odaklı Çalışmayı Öne Çıkarın
Anlam odaklı çalışmak ile iş yerinde verimli olmak arasında güçlü bir bağ vardır. Çalışanların %90’ı, daha anlamlı bir iş yapabilmek için maaş kesintisini kabul edebileceklerini söylüyor.
Yöneticiler, çalışanlarının kendilerine ve çevrelerine daha iyi bakmalarını teşvik ederek kurumun misyonunu hayata geçirebilirler.
Küçük Bir Aksiyon Önerisi: Toplantılara başlamadan önce çalışanlara nasıl hissettiklerini ve kendilerini mutlu hissettiren olayları sorun. Gönüllülük projelerine zaman ayırmaları için fırsatlar sunarak, toplum için pozitif bir etki yaratmalarına olanak tanıyın.
İş hayatında işletmeler, çalışanlarının gelişimini desteklemekten sorumludur. Yöneticilerin ve liderlerin davranışları, ekiplerin motivasyonunu ve performansını doğrudan etkiler.
Yöneticiler, çalışanlarının iyiliğini önceliklendirerek başarılı bir iş gücünün temelini atabilirler.
İş arama sürecinde size yol gösterebilecek daha fazla bilgi için diğer içeriklerimize de göz atabilirsiniz.
Size en uygun işler için ilanlarımıza hemen göz atabilirsiniz.